Nazlı Eray, dedesi Tahir Lütfü Tokay’ın hayatına dair bilgilerin izini sürerek tarihin gizemli olaylarını fantastik gerçeklikle 2000’li yıllara taşır. Romanın kurgusuna Mamak çöplüğü civarındaki yarıktan girilen yeraltındaki karanlık dehliz ve buradaki hayali kişilere bilinçaltının işlevleri yüklenerek yön verilmiştir. Yeraltı kurgusu, dışarıdaki kişi ve mekânlarla genişleyerek olay örgüsünün halkalarını oluşturur. Yazar, anlatıcıdan tarihî şahsiyetlere, kadınlardan kentlere kadar maruz kalınan mağduriyetleri psikanalitik bir düzlemde buluşturur. Romanda, yitik yaşamlar, bastırılmış duygular psikanalitiğin verilerinden yararlanılarak ifşa edilir. Katartik yönteme başvurulan eserde büyülü gerçekçilikle Freudyen psikolojinin imkânlarından yararlanılarak yaraları sağaltma yoluna gidilmiştir. Bu çalışmada psikanalitik eleştiri kuramından hareketle karanlık dehliz ve burayla bağlantılı dış uzantıların anlatıcının bilinçaltını nasıl temsil ettikleri, mağduriyetlerin eserde nasıl kesiştiği ve yaraların tedavisi için nelere başvurulduğu incelenmiştir.
Sis Kelebekleri, Nazlı Eray, katarsis, bilinçaltı psikanalitik