MİZAHIN ANLATI SİSTEMLERİ ARASINDAKİ DÖNÜŞÜMÜ: METİNLER ARASILIK / GÖSTERGELER ARASILIK BAĞLAMINDA SİNEMA VE FIKRA İLİŞKİSİ
(THE TRANSFORMATION OF HUMOR ACROSS NARRATIVE SYSTEMS: THE RELATIONSHIP BETWEEN CINEMA AND ANECDOTE IN THE CONTEXT OF INTERTEXTUALITY / INTERSEMIOTICS )

Yazar : FATMA YILDIRMIŞ    
Türü :
Baskı Yılı : 2026
Sayı : 15/3
Sayfa : 835-853
    


Abstract

Sinema yazınsal, görsel, işitsel yönleriyle birçok sanat disiplini ile ilişki içerisindedir. Sinema genellikle postmodern yapıyı, postmodern anlatı ise okuma yöntemi olarak metinler arasılık ve göstergeler arasılık yöntem ve tekniklerini kullanır. Bütün sanat türlerinden etkilenerek üreten sinema, edebî ürünlerle de alışveriş halindedir. Söz konusu alışveriş, bu alanlarda benzer etkiye sahip çeşitli figürler arasındaki ortak özellikler üzerinden bir yakınlık kurulmasına zemin hazırlar. Örnekse sinema ve televizyon komedi filmlerinde usta olan Kemal Sunal hem yaşadığı dönemde hem de günümüzde her yaş grubunu güldürmeye ve eğlendirmeye devam etmektedir. Tıpkı yüzyılları ve coğrafyaları aşan Nasreddin Hoca gibi. Bu makalede Kemal Sunal’ın oynadığı “Tokatçı” filminde geçen güldürü sahnesi ile Nasreddin Hoca’nın “Buğunun Parası” adlı fıkrasındaki benzerliğe metinler arasılık / göstergeler arasılık yöntemine dayalı bir değerlendirme yapılmıştır. Amaç, aynı güldürü unsurunun iki farklı sanat biçiminde tekrar söylenişindeki etkiyi ortaya çıkarmaktır. Bu yönüyle bir yapıtın çoksesliliğine özgü nokta atışı çağrışımlar yapılmaktadır.



Keywords

Sinema, fıkra, göstergeler arasılık, metinler arasılık.



Özet

Cinema is related to many artistic disciplines through its literary, visual, and auditory aspects. Cinema generally employs postmodern structure, and postmodern narrative, in turn, uses intertextuality and intersemioticity methods and techniques as a reading method. Cinema, which produces works influenced by all art forms, also engages in an exchange with literary works. This exchange paves the way for the establishment of a proximity through common features between various figures with similar effect in these areas. For example, Kemal Sunal, a master of cinema and television comedy films, continued to make people of all ages laugh and enjoy themselves both during his lifetime and today. Just like Nasreddin Hodja, who has transcended centuries and geographies. This article evaluates the similarity between the comedic scene in the film “Tokatçı” starring Kemal Sunal and Nasreddin Hodja’s anecdote “Buğunun Parası” using an intertextuality / intersemioticity approach. The aim is to reveal the effect of the same humorous element being repeated in two different art forms. In this respect, it makes point-blank references specific to the polyphony of a work.



Anahtar Kelimeler

Cinema, anecdote, intersemioticism, intertextuality.