AN EVALUATION OF CAMEL STORIES

Abstract

İslamiyet sonrası Türk edebiyatında mesnevi formuna evrilen manzum hikâye geleneği, özellikle dinî mucize ve kerametleri halkın anlayabileceği sade bir dille aktaran önemli bir türdür. Bazı mevlit metinlerinin sonuna eklenen Hikâye-i Güvercin, Hikâye-i Geyik, Hikâye-i Ejderha vb. hikâyeler bu bağlamda değerlendirilebilir. Söz konusu hikâyelerden biri olan Hikâye-i Deve ise hem anlatı çeşitliliği hem de üstlendiği sembolik işlevler açısından ayrıcalıklı bir yere sahiptir. Türk edebiyatında tespit ettiğimiz üç farklı deve hikâyesini ilk kez karşılaştırmalı bir tipoloji üzerinden ele alan bu çalışma, metodolojik yaklaşımıyla literatürdeki araştırmalardan ayrılmaktadır. Ayrıca makale, Milli Kütüphane Yazmalar Koleksiyonu 06 Mil Yz A 8295/6 numarada müstakil bir eser olarak kataloglanan bir nüshanın, aslında Sinanoğlu Mevlidi’nin bir parçası olduğunu metinler arası verilerle ispatlamaktadır. Nüshanın ayrı bir eser olarak algılanması, anlatılar arasındaki geçişkenliğin sorgulanması gerekliliğini doğurmaktadır. Katalog kayıtlarındaki tasnif hatalarının ötesinde, metnin ana mevlit metinlerinden koparak halk arasında nasıl bağımsız bir anlatıya dönüştüğünü ve üç ayrı deve hikâyesinin tematik ve yapısal farklılıklarını / benzerliklerini ortaya koymayı amaçlamaktadır.



Keywords

Klasik Türk edebiyatı, manzum hikâye, mesnevi, deve, mucize.


Kaynakça