DESPAIR IN ÖMER SEYFETTİN’S STORIES

Abstract

Ömer Seyfettin, edebî faaliyetlerini Osmanlı İmparatorluğu’nun çözülme sürecine girdiği, savaşların yoğun olarak yaşandığı bir dönemde sürdürür. Askerî kimliği ve sürekli savaş atmosferi içerisinde bulunması, yazarın psikolojik yapısında olumsuz bir eğilime yol açar. Bu durum, hikâyelerdeki anlatıcı ve kahraman düzleminde zaman zaman belirgin bir kötümserlik ve buna bağlı olarak umutsuzluk duygusunun ortaya çıkmasına neden olur. Umutsuzluk insanın iç âleminde meydana gelen ontolojik gerilimlerin doruğa çıktığı, psikolojik çatışmaların yoğunlaştığı bir yaşam hâlidir. Ömer Seyfettin, kurguladığı karakterleri çoğunlukla içsel ve dışsal çatışmalarla kuşatılmış bir gerilim içinde ve bunun sonucunda oluşan mutsuz son ortamında betimler. Hikâyelerinde savaşlar, toplumsal çalkantılar ve işgallerin neden olduğu bireysel ve toplumsal umutsuzluk görülür. Çocukluk yaşantıları, yaşlılık, ekonomik sıkıntılar, kadın ve evlilik meselesi, feminizm, kuşak çatışması / Batılılaşma ve savaş gibi temalar, umutsuzluk duygusunun ön plana sebepleri arasında yer almaktadır.



Keywords

Ömer Seyfettin, umutsuzluk, çocukluk yaşantıları, yaşlılık, feminizm.


Kaynakça