Orhan Kemal’in 1952 yılında yayımlanan Murtaza romanı, göçmen kökenli bir bireyin kimlik inşasını, aidiyet arayışını ve ötekileştirilme sürecini ele alır. Romanın merkezinde yer alan Murtaza karakteri, muhacir geçmişi nedeniyle toplumla kurduğu ilişkide sürekli olarak sınanan ve sorgulanan bir figürdür. Murtaza’nın kimliği; ahlaki değerler, devlete sadakat, otoriteye bağlılık ve ailevi belleğe dayalı anlatılar aracılığıyla şekillenir. Bu kimlik inşa süreci, toplumsal kabule ulaşamamanın yanı sıra bireyin kendi değer dünyası ile çevresindeki baskın normlar arasındaki çatışmayı da ortaya koyar. Roman boyunca Murtaza; dili, davranışları, ideolojik yönelimi, sınıfsal konumu ve temsil ettiği değer yargıları nedeniyle farklı toplumsal kesimler tarafından ötekileştirilir. Göç, fiziksel bir yer değiştirmeden ziyade kimlik krizleri, aidiyet bunalımları ve ötekileştirmenin sürekli yaşandığı bir süreç olarak ele alınır. Roman, göçmen olmanın bireysel psikolojide ve toplumsal yapıda nasıl karşılandığını sorgulayan eleştirel bir edebî metin olarak öne çıkar. Bu çalışma, Murtaza’daki göç deneyiminin kimlik ve ötekileştirme temaları çerçevesinde kuramsal bir perspektifle değerlendirilmesini amaçlamaktadır.
Orhan Kemal, Murtaza, göç, mübadele, kimlik.